Ben Yaşadıkça Kur'an'ın Bendesiyim.
Ben Hz. Muhammed'in (s.a.v) Ayağının Tozuyum.
Biri Benden Bundan Başkasını Naklederse;
Ondan da Şikayetçiyim, O Sözden de Şikayetçiyim!

Hz. Mevlana’nın asıl adı Muhammed Celâleddin'dir. Efendimiz anlamına gelen Mevlana ve Rumi de, kendisine sonradan verilen isimlerdendir. Hazreti Pir Mevlana’nın doğum yeri, bugünkü Afganistan'da bulunan Belh’tir. Hz. Mevlana’nın doğum tarihi ise (6 Rebîu'l-evvel, 604) 30 Eylül 1207'dir. Asil bir aileye mensup olan Mevlana’nın annesi, Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun; babaannesi, Harezmşâhlar hanedanından Türk prensesi, Melîke-i Cihan Emetullah Sultan'dır.

MevlanaKapisi.NetBabası, Sultânü'l-Ulemâ (Âlimlerin Sultanı) unvanı ile tanınmış, Muhammed Bahâeddin Veled; büyükbabası Ahmed Hatîbî oğlu Hüseyin Hatibi’dir. Hazreti Mevlana (k.s) Karaman'da bulundukları 1225 tarihinde, babasının buyruğu ile itibarlı bir zat olan Semerkantlı Hoca Şerafeddin Lala’nın, huyu güzel, yüzü güzel kızı Gevher Banu ile evlendi. İrfan güneşi Mevlana, 5 Cemâziye'l-âhir, 672 (17 Aralık, 1273) Pazar günü gurup vakti ebediyet âleminin asumanına doğdu. Mevleviler, o geceye Şeb-i Arûs derler. Hz. Mevlana'nın türbesi Konya'da bulunmaktadır.

Mevlana, sararmış yüzlü ve ince vücutluydu. Bu sararmış ve zayıf bedeninde öyle bir nur ve heybet vardı; gözleri o kadar keskin ve çekiciydi ki, kimse dikkatle bakamazdı. Mevlana başına, bilginlere hususi bir şekilde sarık sarar, taylasan (sarıktan sarkan uç) bırakırdı. Sırtına da, bilginlerin giydikleri gibi, bol geniş kollu bir hırka giyerdi. Hz. Şems'in kaybolmasından kırk gün sonra, ömrünün sonuna kadar, beyaz sarık yerine duman renkli bir sarık sardı ve Yemen ile Hint kumaşından yaptırdığı fereci (göğsü açık uzun kollu cübbe) giydi. Hz. Pir Mevlana'nın Mürşidleri: Babası Sultânü'l-Ulemâ Bahaeddin Veled Hazretleri (Kübrevi Şeyhi), Seyyid Burhâneddin-i Muhakkik-i Tirmîzî Hazretleri (Kübrevi Şeyhi) ve Şemseddin-i Tebrizi Hazretleri (Efendimizin sohbet Şeyhidir.)
 
Copyright © 2010 - 2015 Mevlana Kapısı | Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi - Tüm Haklar Alemlerin Rabbi Olan Allah'ındır.
Aşk’ın Hiç Bir Sıfata ve Tamlamaya İhtiyacı Yoktur. Başlı Başına Bir Dünyadır Aşk. Ya Tam Ortasındasındır Merkezinde, Ya Da Dışındasındır Hasretinde...